SOFTI İzmir Web Tasarım © 2024. Tüm hakları saklıdır.

Veteriner Hekim Tahir S. YAVUZ

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Teknik Bilgiler
  4. »
  5. İneklerde İlk Sağımda Mastitis

İneklerde İlk Sağımda Mastitis

Tahir YAVUZ Tahir YAVUZ - - 10 dk okuma süresi
21 0

Süt Sığırcılığı ile uğraşan çiftliklerde mastitis (meme yangısı) önemli sorunlardan biridir. İnek doğum yapar yapmaz sütün pıhtılı, memelerin ağrılı olması yani mastitisle karşılaşmak ise büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaratır. Ayrıca; ağız sütünün olmayışı yeni doğan yavrunun sağlığı için endişe oluşturacak bir durumdur.

Yeni doğum yapmış bir inekte mastitis görülmesi iki ana sebeple ilişkili olur. İmmün sistem (vücudun savunma sistemi) baskı altındadır ve çevre çok kirlidir. İkisi birden olduğunda mastitise yatkınlık meydana gelir.

Doğumdan önceki günler ve doğum başlı başına strestir. Stres oluştuğunda böbrek üstü bezinden stres hormonu (cortisol) salgılanır. Kortizol(cortisol) salgılanınca vücudun savunma sistemi baskılanır. İnek karşı karşıya kaldığı patojen (hastalık yapıcı) mikroorganizmalarla mücadele edemez. Bir de çevre pis ve ıslaksa, mikroorganizmaların memeye girmesi ve mastitise sebep olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

İlk sağımda mastitisin başka hazırlayıcı sebepleri de vardır. İlki hipokalsemidir. Özellikle gizli (subklinik) hipokalsemi olduğunda meme deliğini büzen kaslar (sfinkter) görevini tam anlamıyla yapamaz. Mikroorganizmalar memeye kolayca girerler.

Meme deliğini sağım dışında kapayan, mühürleyen bir tıkaç vardır. Keratin tıkacı denilen bu koruyucu oluşum stresli koşullarda ve çinko eksikliğinde oluşamaz. Yeterince korunamayan meme mikroplara açık hale gelir.

Doğuma yakın günlerde süt yapan (sentezleyen) hücreler aktive olur. Bu durum meme dokusunu hassas hale getirir. Bakterilerin çoğalmasına uygun bir ortam oluşur.

Bu arada meme başı hasarları, çizikler, çatlaklar ve meme deliği etrafındaki nasırlaşma (hiperkeratoz) mikroorganizmaların memeyi istila etmesine zemin hazırlar. Ek olarak hipokalseminin yani kalsiyum yetmezliğinin savunma sistemini baskı altına alacağını da unutmayalım. Kuru dönemdeyken sağılmayan inek, doğum yaptığında, süt vermek ve ağız sütünü oluşturmak için kalsiyuma ihtiyaç duyacaktır. Kalsiyum yetmezliği olma ihtimali bu dönemde gayet yüksektir. Savunma sistemi baskı altındayken inek mikroorganizmalarla savaşmak için akyuvarları (leucocyt, neutrophil) harekete geçiremez.

Çinkonun (Zn) meme başı tıkacına oluşmasındaki rolü dışında, immun sistemde de önemli görevleri vardır. Çinko‘nun birincil (primer) olarak SOD (superoxide dysmutase) enzimi, ikincil(secunder) olarak catalase(CAT katalaz) ve glutation peroxide (GSH-PX) enziminin yapısına girer. Bu enzimler antioksidan enzimler olup yangısal reaksiyonları önlemekle görevlidirler. Eksikliklerinde yangı (inflamasyon)meydana gelir.

Bütün bu olumsuzluklar bir araya gelince, en başta, E. coli ve Streptococcus uberis gibi patojenler (hastalık yapıcılar) memeye kolayca girer ve yangıya sebep olurlar.

Çevrede bulunan diğer mikro organizmalar da mastitise yol açabilirler. Aureus olmayan stafilokoklar (CNS,coagulase negatif stafilokoklar, S.cromogenes, S. haemolyticus), S.simulans), Corynebacterium bovis de mastitis oluşturabilirler. Bunlardan başka Streptococcus dysgalactiae, Trueperella pyogenes, klebsiellalar, mikoplazmalar ve Pseudomonas  aeruginosa da sorun yaratabilecek bakterilerdir.

Çiftlikte sonu atılamaması, metritis, ketozis ve laminitis gibi hastalıklar sıklıkla görülüyorsa ilk sağımda mastitis de sıklıkla görülebilir.

Gizli mastitis ve gangrenli mastitis etkeni olarak bilinen Staphylococcus aureus da meme içi dokulara yerleşmiş olup, enfeksiyonla ilişkilendirilebilir. Özellikle memeye girip yerleşmiş, gizlenmiş mikroorganizmalar doğumla birlikte nüksedebilir (re-enfeksiyon).

Koruyucu hekimlik:

Kuru dönem ve geçiş dönemi beslemesine dikkat etmek, kuru ve temiz sistemine titizlikle uymak koruyucu hekimliğin başında gelir. İneği kuruya çıkarırken memelere kuru dönem antibiyotiği verilmesi gerekir. Yemlere çinko, bakır, selenyum gibi iz mineraller katılması önemli ölçüde yarar sağlar.

Doğumun diğerlerinden ayrı, hijyenik bir ortamda olmasına özen gösterilmelidir.

Klebsiellaların, altlık olarak talaş kullanılan işletmelerde daha çok sorunlar çıkaracağı bilindiğinden, talaş altlıktan uzak durulmalı, sap ve saman kullanılıyorsa altlıklar kuru ve temiz olacak şekilde değiştirilmelidir.

Yukarıda sayılan önlemlere ek olarak mastitis aşısı yapılmasında yarar vardır.

İneklerde ilk Sağımda Mastitis

Süt Sığırcılığı ile uğraşan çiftliklerde mastitis (meme yangısı) önemli sorunlardan biridir. İnek doğum yapar yapmaz sütün pıhtılı, memelerin ağrılı olması yani mastitisle karşılaşmak ise büyük bir hayal kırıklığı ve üzüntü yaratır. Ayrıca; ağız sütünün olmayışı yeni doğan yavrunun sağlığı için endişe oluşturacak bir durumdur.

Yeni doğum yapmış bir inekte mastitis görülmesi iki ana sebeple ilişkili olur. İmmün sistem (vücudun savunma sistemi) baskı altındadır ve çevre çok kirlidir. İkisi birden olduğunda mastitise yatkınlık meydana gelir.

Doğumdan önceki günler ve doğum başlı başına strestir. Stres oluştuğunda böbrek üstü bezinden stres hormonu (cortisol) salgılanır. Kortizol(cortisol) salgılanınca vücudun savunma sistemi baskılanır. İnek karşı karşıya kaldığı patojen (hastalık yapıcı) mikroorganizmalarla mücadele edemez. Bir de çevre pis ve ıslaksa, mikroorganizmaların memeye girmesi ve mastitise sebep olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

İlk sağımda mastitisin başka hazırlayıcı sebepleri de vardır. İlki hipokalsemidir. Özellikle gizli (subklinik) hipokalsemi olduğunda meme deliğini büzen kaslar (sfinkter) görevini tam anlamıyla yapamaz. Mikroorganizmalar memeye kolayca girerler.

Meme deliğini sağım dışında kapayan, mühürleyen bir tıkaç vardır. Keratin tıkacı denilen bu koruyucu oluşum stresli koşullarda ve çinko eksikliğinde oluşamaz. Yeterince korunamayan meme mikroplara açık hale gelir.

Doğuma yakın günlerde süt yapan (sentezleyen) hücreler aktive olur. Bu durum meme dokusunu hassas hale getirir. Bakterilerin çoğalmasına uygun bir ortam oluşur.

Bu arada meme başı hasarları, çizikler, çatlaklar ve meme deliği etrafındaki nasırlaşma (hiperkeratoz) mikroorganizmaların memeyi istila etmesine zemin hazırlar. Ek olarak hipokalseminin yani kalsiyum yetmezliğinin savunma sistemini baskı altına alacağını da unutmayalım. Kuru dönemdeyken sağılmayan inek, doğum yaptığında, süt vermek ve ağız sütünü oluşturmak için kalsiyuma ihtiyaç duyacaktır. Kalsiyum yetmezliği olma ihtimali bu dönemde gayet yüksektir. Savunma sistemi baskı altındayken inek mikroorganizmalarla savaşmak için akyuvarları (leucocyt, neutrophil) harekete geçiremez.

Çinkonun (Zn) meme başı tıkacına oluşmasındaki rolü dışında, immun sistemde de önemli görevleri vardır. Çinko‘nun birincil (primer) olarak SOD (superoxide dysmutase) enzimi, ikincil(secunder) olarak catalase(CAT katalaz) ve glutation peroxide (GSH-PX) enziminin yapısına girer. Bu enzimler antioksidan enzimler olup yangısal reaksiyonları önlemekle görevlidirler. Eksikliklerinde yangı (inflamasyon)meydana gelir.

Bütün bu olumsuzluklar bir araya gelince, en başta, E. coli ve Streptococcus uberis gibi patojenler (hastalık yapıcılar) memeye kolayca girer ve yangıya sebep olurlar.

Çevrede bulunan diğer mikro organizmalar da mastitise yol açabilirler. Aureus olmayan stafilokoklar (CNS,coagulase negatif stafilokoklar, S.cromogenes, S. haemolyticus), S.simulans), Corynebacterium bovis de mastitis oluşturabilirler. Bunlardan başka Streptococcus dysgalactiae, Trueperella pyogenes, klebsiellalar, mikoplazmalar ve Pseudomonas  aeruginosa da sorun yaratabilecek bakterilerdir.

Çiftlikte sonu atılamaması, metritis, ketozis ve laminitis gibi hastalıklar sıklıkla görülüyorsa ilk sağımda mastitis de sıklıkla görülebilir.

Gizli mastitis ve gangrenli mastitis etkeni olarak bilinen Staphylococcus aureus da meme içi dokulara yerleşmiş olup, enfeksiyonla ilişkilendirilebilir. Özellikle memeye girip yerleşmiş, gizlenmiş mikroorganizmalar doğumla birlikte nüksedebilir (re-enfeksiyon).

Koruyucu hekimlik:

Kuru dönem ve geçiş dönemi beslemesine dikkat etmek, kuru ve temiz sistemine titizlikle uymak koruyucu hekimliğin başında gelir. İneği kuruya çıkarırken memelere kuru dönem antibiyotiği verilmesi gerekir. Yemlere çinko, bakır, selenyum gibi iz mineraller katılması önemli ölçüde yarar sağlar.

Doğumun diğerlerinden ayrı, hijyenik bir ortamda olmasına özen gösterilmelidir.

Klebsiellaların, altlık olarak talaş kullanılan işletmelerde daha çok sorunlar çıkaracağı bilindiğinden, talaş altlıktan uzak durulmalı, sap ve saman kullanılıyorsa altlıklar kuru ve temiz olacak şekilde değiştirilmelidir.

Yukarıda sayılan önlemlere ek olarak mastitis aşısı yapılmasında yarar vardır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir